Uluslararası karayolu taşımasını tamamlayan şirketin taşıma bedelini alamaması, yalnızca bir fatura tahsilatı sorunu değildir. Sözleşmenin CMR kapsamına girip girmediği, borçlunun kim olduğu ve her taşıma için sürenin ne zaman başladığı birlikte incelenmelidir. Aylarca devam eden mutabakat görüşmeleri, alacağın süresiz biçimde korunmasını sağlamaz.

Bu yazı taşıyıcının ödenmeyen taşıma bedeli, yani navlun alacağına odaklanır. Yük sahibinin hasar tazminatı ile taşıyıcının ücret alacağı aynı talep değildir. Özellikle hasar dosyalarında kullanılan teslim tarihi veya taşıyıcıya gönderilen yazılı talebin etkisi, navlun dosyasına otomatik olarak uygulanmamalıdır.

CMR uygulanır mı ve taşıma borçlusu kimdir?

CMR, ücret karşılığında yapılan ve yükün teslim alındığı yerle teslim için belirlenen yerin iki farklı ülkede olduğu karayolu eşya taşıma sözleşmelerinde, ülkelerden en az birinin sözleşmeye taraf olması koşuluyla uygulanır. Somut sözleşmenin kapsamı ve istisnalar ayrıca kontrol edilir. CMR m.1

Türkiye’den Fransa’ya yapılan taşıma, yalnızca “yurt dışı iş” olarak adlandırıldığı için değil, bu koşulları taşıdığı için CMR bakımından değerlendirilir. Buna karşılık sadece Türkiye içinde kalan taşıma aynı rejime kendiliğinden girmez. Bir lojistik ilişkisinde taşıma, organizasyon, depolama ve başka hizmetler birlikte varsa, hangi ücretin hangi sözleşmeden kaynaklandığı ayrılmalıdır.

Alacağın doğru kişiden istenmesi de temel sorundur. Taşıma siparişini veren, faturanın düzenlendiği, gönderici olarak görünen ve teslimde malı alan kişiler her zaman aynı değildir. Navlunu kimin ödeyeceği sözleşme ve ilgili belgelerle belirlenir. Alt taşıyıcıyla yapılan anlaşmanın bedeli, sırf aynı yük taşındı diye doğrudan yük sahibinden istenebilecek bir borca dönüşmez.

Navlun alacağında bir yıllık süre ne zaman başlar?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14 Haziran 2012 tarihli, E.2012/705, K.2012/10606 sayılı kararında Türkiye–Fransa taşımalarından doğan navlun alacağı CMR kapsamında değerlendirilmiştir. Daire, bu ücret alacağında bir yıllık zamanaşımının CMR 32/1-c uyarınca taşıma sözleşmesinin kurulmasından sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağını belirtmiştir.

Bu nedenle navlun için süreyi her durumda teslimden veya fatura tarihinden başlatmak hatalı olabilir. Sözleşmenin kurulduğu tarih, ödeme vadesi, teslim tarihi ve fatura tarihi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Çok sayıda taşıma varsa, toplu cari hesap bakiyesi yanında her taşıma için ayrı süre tablosu hazırlanmalıdır. Tek bir son faturaya bakarak bütün eski taşımalara yeni süre tanınamaz.

Kararda 49 CMR belgesine konu taşıma ve 22 Mart 2011’de başlatılmış takip bulunuyordu. İlk derece mahkemesi son taşıma üzerinden bir yıldan fazla geçtiğini kabul ederek davayı reddetmişti. Yargıtay, uygulanması gereken üç aylık başlangıç dönemi hesaba katılmadığından ret kararını bozmuştur. Bu bir tahsilat garantisi veya alacağın miktarını kesinleştiren hüküm değildir; zamanaşımı savunmasının yanlış başlangıç tarihiyle kabul edilmesine ilişkin bozmadır.

Karar, bilerek kötü hareket veya mahkemenin hukukuna göre buna eşdeğer kusur halinde üç yıllık istisnayı da anmaktadır. Olağan ödenmemiş ücret alacağı bakımından üç yıllık süreye güvenerek beklemek doğru değildir. Borcun ödenmemesi tek başına bu istisnanın gerçekleştiğini göstermez. Kararın tam metni

İhtar, borç kabulü ve takip aynı etkiyi doğurmaz

CMR 32/2’deki yazılı talep üzerine durma düzenlemesi, taşıyıcının yazılı reddi ve ekli belgeleri iadesi üzerinden kuruludur. Taşıyıcının müşterisine gönderdiği navlun ihtarını bu düzenleme kapsamında otomatik durma sebebi saymak güvenli değildir. CMR m.32

Türkiye’de görülen uyuşmazlıkta CMR 32/3 ile birlikte değerlendirilecek Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesi, borcun ikrarını, kısmi ifayı ve icra takibini zamanaşımını kesen sebepler arasında sayar. Ancak her yazışma borç ikrarı değildir. “Faturayı inceleyeceğiz” cevabı ile belirli borcun açıkça kabulü aynı delil değerine sahip değildir.

Durmada geçen süre korunur ve kalan süre işlemeye devam eder; kesilmede yeni süre işlemeye başlar. TBK 157 uyarınca icra takibiyle kesilen zamanaşımı, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işler. Dosyayı açıp uzun süre hareketsiz bırakmak bu nedenle ayrıca risk taşır. Hangi işlemin, hangi alacak ve borçlu bakımından etki doğurduğu dosya üzerinden hesaplanmalıdır. TBK m.154 ve 157

Türkiye’de icra takibine itiraz edilirse ne olur?

Para alacağı için koşulları uygun olduğunda genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılabilir. Bu, CMR’nin oluşturduğu ayrı bir takip türü değildir; Türk İcra ve İflas Kanunu’ndaki usuldür. Takipte borçlu, dayanak taşıma, ana para, para birimi ve talep edilen faiz açıkça gösterilmelidir. Faizin dayanağı ve başlangıcı ayrıca incelenir.

Genel haciz yolundaki ödeme emrine itiraz süresi, tebliğden itibaren yedi gündür. Süresinde itiraz takibi durdurur; kısmi itirazda kabul edilen bölüm için takip sürer. Alacaklının bundan sonraki yolu belgelerine göre belirlenir. İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası için itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık süre bulunur.

Bu bir yıllık dava süresi, CMR’deki alacağın zamanaşımıyla aynı değildir. İtirazın iptali süresinin kaçırılması halinde genel hükümlere göre alacak davası hakkının saklı olması, alacağın maddi zamanaşımının da kendiliğinden korunduğu anlamına gelmez. Her iki takvim ayrı tutulmalıdır.

İİK 68 kapsamındaki özel belgeler varsa icra mahkemesinde itirazın kaldırılması da değerlendirilebilir; bu yolun süresi itirazın tebliğinden itibaren altı aydır. Her CMR belgesi veya fatura bu nitelikte değildir. Belgenin imza, borç ikrarı ve diğer kanuni koşulları incelenmeden bu kısa yola güvenilmemelidir. İİK m.62, 66, 67 ve 68

Ticari arabuluculuk ve mahkeme seçimi

Türkiye’de ticari nitelikteki para alacağı ve itirazın iptali davalarında, kanuni istisnalar saklı olmak üzere, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu, TTK 5/A ve 6325 sayılı Kanun kapsamındaki olağan ticari arabuluculuktur. İcra takibi başlatmakla dava açmak bu bakımdan farklıdır.

Başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Ticari arabuluculukta görev süresi altı hafta, zorunlu halde en fazla iki hafta ek süredir. Büroya başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Bu süreç geçmişte dolmuş süreyi yeniden canlandırmaz. TTK m.4, 5 ve 5/A, 6325 sayılı Kanun m.18/A

Ticari dava için görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir. CMR 31 kapsamında dava ülkesi belirlenirken tarafların anlaşmayla belirlediği akit ülke mahkemeleri ile davalının olağan ikametgâhı, esas işyeri veya sözleşmenin yapıldığı şube/acente ve yükün teslim alındığı ya da teslim için belirlenen yer bağlantıları incelenir. Türkiye içindeki mahkeme ve icra dairesinin yetkisi ayrıca değerlendirilir; alacaklının kendi adresi tek başına her dosyada yeterli değildir. CMR m.31 — resmî RIS metni

Tahsilat dosyası nasıl hazırlanmalı?

Taşıma sözleşmesi veya sipariş, kabul yazışmaları, CMR belgeleri, teslim kayıtları, faturalar, ödeme vadesi anlaşmaları, banka hareketleri ve mutabakatlar birlikte toplanmalıdır. Her satırda sözleşme tarihi, taşıma numarası, borçlu, bedel, vade, ödeme ve kalan miktar bulunmalıdır. Kısmi ödemelerin hangi taşıma borcuna mahsup edildiği de gösterilmelidir.

Borçlu hasar, gecikme, mahsup veya ödeme savunması yapıyorsa bunun dayandığı belge ayrıca incelenir. Alacaklı yalnızca fatura toplamını göstererek bu itirazları çözemeyebilir. Farklı para birimleri, ek hizmetler ve birden fazla şirketin dahil olduğu işler hesap ve taraf hatası riskini artırır. Başlangıçta doğru borçlu, doğru süre ve taşıma bazında ispat dosyası kurulması, takip sonrasında eksik belgeleri toplamaktan daha sağlam bir yoldur.

Kaynaklar