Bir oyuncu Türkiye’de yayımlanacak reklam için anlaşır. Çekim yapılır, ücret ödenir ve reklam gösterime girer. Daha sonra aynı görüntü yabancı ülkelerde, başka platformlarda veya yeni bir kampanyada kullanılmaya başlanır. Oyuncunun ilk sorusu şudur: Çekim ücretini almış olmam, bütün bu kullanımlara da izin verdiğim anlamına gelir mi?
Bu sorunun cevabı, yapılan anlaşmanın kapsamına ve oyuncunun hukuki sıfatına bağlıdır. Çekimde çalışmanın karşılığı ile icranın nerede, hangi süreyle ve hangi yöntemle kullanılacağı aynı başlık altında geçiştirilmemelidir. Sözleşme bu ayrımı açık kurmadığında uyuşmazlık, yalnızca ücret üzerinden çözülemez.
Oyuncunun hangi hakkı korunur?
Oyuncunun sözleşmeden doğan ücret alacağı ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki bağlantılı hakları farklı hukuki temellere dayanabilir. FSEK’in 80. maddesi, kanundaki koşullar altında bir eseri özgün biçimde yorumlayan veya icra eden sanatçıya haklar tanır.
Bu koruma bakımından her kamera önüne çıkan kişinin kendiliğinden icracı sanatçı sayıldığını söylemek doğru değildir. İcranın niteliği, eserin özellikleri ve özgün yorum bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Oyuncunun başrolde olması zorunlu olmadığı gibi, ekranda kısa görünmesi de tek başına korumayı ortadan kaldırmaz.
Kanundaki koşulları sağlayan icracı sanatçı, icranın kaydedilmesi, çoğaltılması ve umuma iletilmesi gibi kullanımlara izin verme veya bunları yasaklama haklarına sahip olabilir. Bu hakların yapımcıya sözleşmeyle devredilebilmesi, kullanımın sınırlarının önemsiz olduğu anlamına gelmez. FSEK m.80
Ayrıca görüntünün izinsiz kullanımında kişilik hakkı boyutu da ortaya çıkabilir. Ancak sözleşmeye aykırılık, bağlantılı hak ihlali ve kişilik hakkı ihlali birbirinin yerine kullanılan etiketler değildir. Talep, somut olayda mevcut hak ve ihlale göre kurulmalıdır.
Bir iki saniyelik rol hakkında Yargıtay ne dedi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.12.2017 tarihli, E.2016/5259, K.2017/7348 sayılı kararındaki uyuşmazlık, THY için çekilen bir reklamın yurt dışında gösterilmesine ilişkindir. Davacı şirket, oyuncudan hak devraldığını ve kullanım izninin Türkiye ile sınırlı olmasına rağmen reklamın yurt dışında da gösterildiğini ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesi, oyuncunun reklamda bir iki saniye görünmesini ve fiziksel görünümü nedeniyle seçilmiş olmasını değerlendirerek icracı sanatçı sayılmadığı sonucuna ulaşmıştır. Buna karşılık bilirkişi raporunda, oyuncunun hostes rolünün dramatik akış içindeki katkısı, jestleri ve mimikleri değerlendirilmiştir.
Yargıtay, icracı sanatçı sıfatının asıl veya yardımcı oyuncu ayrımından ziyade özgün icra üzerinden incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Teknik değerlendirme gerektiren konuda mevcut bilirkişi görüşünün yeterli inceleme yapılmadan aşılmasını uygun bulmamış ve kararı bozmuştur.
Karar, oyuncuya belirli bir tazminat ödenmesine hükmeden nihai karar değildir. Davacının talep ettiği tutarın kabul edildiği veya her kısa rolün korunduğu sonucu çıkarılamaz. Pratik önemi, kısa ekran süresinin tek başına hak sahipliğini reddetmeye yeterli olmadığını ve icranın uzman incelemesiyle değerlendirilmesi gerektiğini göstermesidir. Kararın tam metni
Kullanım izni sözleşmede nasıl kurulmalı?
FSEK’in 52. maddesi, mali haklara ilişkin sözleşme ve tasarrufların yazılı olmasını ve hakların ayrı ayrı gösterilmesini öngörür. İcracı sanatçı bakımından 80. maddede yazılı izin şartı ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle “bütün haklar devredilmiştir” şeklindeki genel ifade, kullanım kapsamını inceleme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Oyunculuk sözleşmesinde izin verilen kullanım türleri ile bunların sınırları birlikte yazılmalıdır. Televizyon yayını, internet yayını, sosyal medya, ücretli dijital reklam, sinema gösterimi veya açık hava reklamı aynı ticari kullanım değildir. Görüntüden fotoğraf çıkarılması, kısa versiyon hazırlanması veya yeni reklam materyali oluşturulması da ayrıca ele alınmalıdır.
Coğrafi kapsam Türkiye, belirli ülkeler veya dünya çapında olabilir. Süre ise çekimden, ilk yayından veya başka bir tarihten başlayabilir. Başlangıç tarihinin belirsiz bırakılması, oyuncunun ne zaman yeni iş kabul edebileceğini ve kullanım izninin ne zaman sona ereceğini hesaplamasını zorlaştırır.
İnternet yayınının başka ülkelerden teknik olarak erişilebilir olması ile o ülkelerde hedefli reklam kampanyası yürütülmesi aynı olgu değildir. Sözleşme, bu ayrımı ve platformların çalışma biçimini dikkate almalıdır. Bir içeriğin Türkiye dışından açılabilmesi, tek başına her olayda yurt dışı kampanya yapıldığını ispatlamaz. FSEK m.52 ve 80
Çekim ücreti, kullanım bedeli ve münhasırlık
Taraflar tek bir toplam bedel kararlaştırabilir. Buna rağmen bedelin hangi çalışma ve kullanım kapsamını karşıladığı belirlenmelidir. Ek çekim günü, yeniden çekim, süre uzatımı ve yeni mecra kullanımının nasıl ücretlendirileceği önceden açıklanırsa sonradan çıkacak tartışma azalır.
Oyuncunun her tekrar yayında otomatik olarak yeni ücret alacağı da, ilk ödemeden sonra hiçbir ek talebi bulunamayacağı da peşinen söylenemez. Mevcut haklar, sözleşme ve kullanımın niteliği birlikte incelenir.
Münhasırlık hükmü oyuncunun başka işler kabul etmesini sınırlayabilir. Yasaklanan ürün kategorisi, rakip markalar, ülke ve süre belirsiz bırakılırsa tek reklam işi oyuncunun gelir alanını gereğinden fazla daraltabilir. Münhasırlık süresi ile kullanım süresinin aynı olup olmadığı özellikle kontrol edilmelidir. Markanın reklamı arşivde tutması ile aktif kampanyada kullanmayı sürdürmesi de sözleşmede ayrıştırılabilir.
Sözleşme dışı kullanım fark edilince hangi deliller korunmalı?
Önce imzalı sözleşme, ek protokoller, oyuncunun ajansla yaptığı anlaşma ve yapımcıya ulaşan izin belgeleri birlikte incelenmelidir. Ajansın izin verme veya hak devretme yetkisinin kapsamı ayrıca önemlidir. Aynı projede yer alan her şirketin her talep bakımından otomatik olarak sorumlu olduğu varsayılmamalıdır.
Kullanımı gösteren bağlantılar, tarihli ekran görüntüleri, reklamın tam kaydı, yayıncı veya reklam hesabı bilgileri ve mümkünse ülke hedeflemesine ilişkin kayıtlar korunmalıdır. Yalnızca oyuncunun yer aldığı sahneyi saklamak, kampanyanın kim tarafından ve nerede yürütüldüğünü göstermeyebilir.
Dijital içerik kaldırılabilir veya değiştirilebilir. Delilin kaybolma ihtimali varsa uygun delil tespiti yolu değerlendirilmelidir. İçerik kaldırıldıktan sonra yalnızca bağlantının bulunması, önceki kullanımın kapsamını ortaya koymakta yetersiz kalabilir.
Oyuncu hangi başvuruları yapabilir?
Talep, ihlalin niteliğine göre belirlenir. Sözleşme kapsamında ödenmeyen bedel, kullanım sınırının aşılması veya bağlantılı hak ihlali farklı hukuki incelemeler gerektirir. FSEK’in 80. maddesi bağlantılı hak sahiplerinin ihlalin kaldırılması, önlenmesi ve tazminat davalarından yararlanabilmesini düzenler.
Kullanım devam ediyorsa FSEK’in 77. maddesi kapsamında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilebilir. Mahkeme tedbire otomatik olarak karar vermez; hakkın varlığı, ihlal ihtimali, sunulan deliller ve somut ihtiyaç önem taşır.
FSEK’ten doğan hukuk uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, kanundaki düzenleme uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Yetki ise talebin hukuki temeline ve uygulanabilecek özel kurallara göre belirlenir. Ticari nitelikteki para taleplerinde dava şartı arabuluculuk ayrıca kontrol edilmelidir; bütün FSEK davaları için tek bir arabuluculuk cevabı verilemez. FSEK m.76 ve 77, SMK m.156/1, TTK m.4 ve 5/A
Oyuncunun işçi sıfatıyla çalıştığı bir ilişkide ücret ve çalışma koşullarına ilişkin talepler ayrıca iş hukuku kapsamında değerlendirilir. Bu yazıdaki hak kullanımı incelemesi, bütün oyunculuk ilişkilerini bağımsız hizmet sözleşmesi saymayı gerektirmez.
Başvuru süresi neden talebe göre değişir?
Oyunculuk uyuşmazlıkları için tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Haksız fiil tazminatında TBK’nın 72. maddesindeki öğrenmeden başlayan iki yıllık ve fiilden başlayan on yıllık süreler ile varsa daha uzun ceza zamanaşımı değerlendirilir. Sözleşmeden doğan alacakta ise sözleşmenin türüne ve özel süre hükümlerine bakılır; her talebe genel on yıllık süre uygulamak doğru değildir.
Kullanımın sürmesi, bütün geçmiş para taleplerinin süresiz olarak korunacağı anlamına gelmez. Kullanım izninin bitiş tarihi ile dava açma süresi de farklıdır. Önce talep türü belirlenmeli, sonra o talebin süresi hesaplanmalıdır. TBK m.72, 146 ve 147
Oyuncuyu koruyan sözleşme, ücret kadar kullanım kapsamını da açık kurar. Ülke, mecra, süre, ek kullanım ve münhasırlık hükümleri çekimden önce netleştirildiğinde, oyuncunun verdiği izin ile sonradan karşılaştığı kullanım arasındaki sınır daha kolay gösterilebilir.