Tam interaktif Bilgi Rehberi ↓

Demir, beton, işçilik veya döviz maliyeti yükseldiğinde müteahhidin ilk sorusu çoğu zaman aynıdır: Sözleşmedeki bedel değiştirilebilir mi? Götürü bedelli işte cevap yalnızca fiyat artışının büyüklüğüne bağlı değildir. Sözleşmenin tarihi, üstlenilen risk, artışın nedeni, kalan iş ve müteahhidin davranışı birlikte incelenir.

Bu yazı özel hukuk inşaat sözleşmelerinde müteahhidin uyarlama talebine odaklanır. Ödenmiş hakedişlerin yeniden hesabı, iş sahibinin istediği ilave işler ve kamu ihalesindeki fiyat farkı aynı talep değildir. Başlangıçta bunları ayırmak, yanlış hukuki gerekçeyle bütün maliyet artışlarını tek dosyaya koyma riskini azaltır.

Götürü bedelde olağan maliyet riski kimdedir?

TBK m.480/1 uyarınca bedel götürü belirlenmişse yüklenici eseri o bedelle yapmakla yükümlüdür. İşin beklenenden fazla emek veya masraf gerektirmesi, tek başına bedeli artırma hakkı vermez. Düşük teklif, hatalı metraj öngörüsü veya olağan piyasa dalgalanması ile hukuken uyarlama gerektiren durum birbirinden ayrılmalıdır.

Önce fiyatın gerçekten götürü olup olmadığı kontrol edilir. Birim fiyat, ölçüme bağlı ödeme, döviz kuru maddesi veya sözleşmesel fiyat farkı formülü varsa ilgili mekanizma ayrıca işletilir. İşverenin sonradan değiştirdiği proje nedeniyle yapılan ek imalatın bedeli de mevcut işin maliyet artışından ayrı hesaplanır.

TBK 480/2 hangi durumda gündeme gelir?

TBK m.480/2, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip taraflarca göz önünde tutulmayan durumların, kararlaştırılan götürü bedelle işin yapılmasını engellemesi ya da son derece güçleştirmesi hâlinde hâkimden uyarlama isteme imkânı tanır. Her fiyat artışı bu eşiği karşılamaz; kârın azalması ile sözleşmenin ekonomik temelinin ağır biçimde değişmesi aynı değildir.

İddia somutlaştırılmalıdır: Sözleşme kurulurken hangi koşul esas alındı, sonradan ne değişti ve bu değişiklik hangi imalatı ne kadar etkiledi? Sadece genel enflasyon oranı göstermek yerine sözleşme öncesi teklifler, gerçek satın alma bedelleri ve kalan işin maliyet analizi karşılaştırılır. Hukukta herkes için geçerli sabit bir artış yüzdesi yoktur.

TBK m.138 genel aşırı ifa güçlüğü hükmüdür; götürü bedelli eser sözleşmesindeki özel m.480/2 ile ilişkisi ayrıca değerlendirilir. Maddelerin koşulları aynı cümleye indirgenmemelidir. Özellikle m.138, borcun henüz ifa edilmemesini veya aşırı güçlükten doğan haklar saklı tutularak ifa edilmesini açıkça düzenler.

Müteahhidin bildirim ve ihtirazi kayıt dosyası

Sorun ortaya çıkınca tarihli ve somut bir bildirim hazırlanması önemlidir. Etkilenen iş kalemleri, neden, mali sonuç ve talep edilen çözüm belirtilir. Bildirimin karşı tarafa ulaştığı kayıt altına alınır. Genel bir “haklarımız saklıdır” cümlesi, hangi olaydan hangi talebin doğduğunu açıklayan belge kadar güçlü değildir.

Hakediş, ödeme, kesin hesap ve kabul belgeleri ayrı ayrı incelenmelidir. İş tamamlandıktan sonra ilk kez uyarlama istemek veya tartışmalı hesabı çekincesiz kapatmak ciddi risk doğurabilir. Bununla birlikte her özel inşaat sözleşmesinde aynı şekil ve aynı günlük itiraz süresi bulunduğu varsayılamaz; sözleşme ve uygulanacak rejim belirleyicidir.

Bir Yargıtay kararı neyi gösteriyor?

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 29.09.2025 tarihli, E.2024/2679, K.2025/3148 sayılı kararında yükleniciler, bir müze yapımında işin durdurulması ve artan maliyetler nedeniyle uyarlama ve ödeme istemişti. İlk derece mahkemesi talebi kısmen kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ise uyarlama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Yargıtay bu kararı onadı.

Karar kamu idaresiyle yapılan somut bir yapım işine ilişkindir; bütün özel inşaat sözleşmeleri için otomatik ret kuralı değildir. Yüklenici açısından ders, gecikme ve maliyet artışını söylemenin yeterli olmadığıdır. Risk dağılımı, öngörülebilirlik, artışın işe etkisi ve talebin dayanakları dosyada ayrı ayrı ortaya konmalıdır.

Hangi belgeler hazırlanmalı?

Dosyanın ilk bölümü sözleşme, ekleri, teklif, teknik şartname, fiyat farkı ve risk maddeleridir. İkinci bölümde sözleşme tarihindeki tedarikçi teklifleri ile sonraki faturalar, ücret ve ekipman kayıtları bulunur. Belge yalnızca pahalılaşmayı değil, aynı miktar ve nitelikteki işin maliyet değişimini gösterebilmelidir.

Üçüncü bölüm kronolojidir: yer teslimi, iş programı, durdurma emirleri, proje değişiklikleri, süre uzatımları, hakedişler ve yazışmalar. Dördüncü bölümde yapılan ve kalan iş ayrılarak karşılaştırmalı hesap hazırlanır. Ek iş, müteahhidin kendi gecikmesi ve genel maliyet artışı aynı zarar kaleminde üst üste sayılmamalıdır.

Başvuru yolu, görevli mahkeme ve icra ayrımı

İlk adım hesap ve dayanağı açıklanan uyarlama teklifidir. Uzlaşma olmazsa talep, hukuki niteliğine göre mahkemeye taşınır. Olağan özel hukuk eser uyuşmazlığında asliye hukuk; TTK m.4 kapsamındaki ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret gündeme gelir. Tüketici işlemi varsa tüketici mahkemesi ve özel başvuru kuralları ayrıca kontrol edilir. Kamu ihalesinde 4735 sayılı Kanun ve sözleşme belgeleri ayrı incelenir.

Genel yetkide davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri değerlendirilir; geçerli yetki veya tahkim şartı ayrıca okunur. Ticari para alacağı veya tazminat talebinde TTK m.5/A gereği dava öncesi arabuluculuk, kanuni istisnalar saklı kalmak üzere, kontrol edilir. Yalnızca sözleşmeyi değiştirmeye yönelik uyarlama talebiyle para tahsili talebinin dava şartları aynı kabul edilmemelidir.

Henüz belirlenmemiş yeni sözleşme bedelini sırf fatura düzenleyip ilamsız takip başlatarak kesinleştirmek mümkün değildir. Mevcut muaccel alacak ile mahkemenin belirlemesi istenen uyarlama bedeli ayrılmalıdır. Uyarlama bildirimi veya dava açılması da işi durdurma yetkisini kendiliğinden vermez; temerrüt, teminat ve fesih riskleri ayrıca değerlendirilir.

Süreler ve sözleşmeden çıkma riski

TBK m.480/2, uyarlama mümkün değilse veya karşı taraftan beklenemiyorsa dönme imkânını; dürüstlük kurallarının gerektirdiği hâllerde yalnız feshi düzenler. Bu, müteahhidin her maliyet artışında şantiyeyi terk edebileceği anlamına gelmez. Uyarlama, dönme ve fesih taleplerinin sırası ve sonuçları somut sözleşmeye göre kurulmalıdır.

Uyarlama için herkese uygulanacak “30 gün içinde başvur” kuralı yoktur. Buna karşılık geç bildirim, tamamlanmış ifa ve hesap kapatma talebi zayıflatabilir. Eser sözleşmesinden doğan para alacaklarında TBK m.147/6’daki beş yıllık zamanaşımı ve istisnası, m.149’daki muacceliyet başlangıcıyla birlikte incelenir. Bu süre uyarlama hakkı için otomatik güvenli bekleme süresi değildir.

Dava şartı arabuluculukta büroya başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez; önceden geçmiş süre yeniden canlanmaz. Zamanaşımı, sözleşmesel bildirim süresi ve ifa sırasında hak saklı tutma ihtiyacı ayrı başlıklardır. Müteahhidin dosyası bu üç kontrolü aynı takvimde, fakat aynı hukuki sonuç doğuruyormuş gibi görmeden izlemelidir.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme içindir; somut dosyanın sözleşme ve belgeleri ayrıca incelenmelidir.

← Tüm rehberler · English · Makaleye dön

Götürü bedelde uyarlama: tam interaktif belge ve süreç rehberi

Soruları yanıtlayın; son adımda elinizdeki belgeleri seçin. Yanıtlarınıza uygun sonucu ve belge işlemlerini görün, ofis logolu sonuç özetini PDF olarak yazdırın. Ayrıntılı açıklamalar ve kaynaklar tam rehberde korunur.